Tarihte bugün: 13 şubat

13.07.2022 02:08 Son Güncelleme: 13.07.2022 02:12 Edebiyat-ı Cedide’nin önde gelen temsilcilerinden Cenap Şahabettin 1870’te Manastır’da dünyaya geldi. Edebiyata yakın ilgi duyan bir aileden geliyordu. Ufak yaşta şiir yazmaya başladı. İlk şiirleri ‘Mutluluk’ gazetesinde yayımlandı. Feyziye İdadisi’ni ve Askeri Tıbbiye’yi bitirdikten sonrasında uzmanlık için Paris’e gönderildi. Dönüşünde Mersin ve Rodos’ta doktorluk, Hicaz’da sıhhiye müfettişliği yapmış oldu. 1914’te emekliye ayrılarak Darülfünun’da Batı Edebiyatı ve Fransız dili öğretmenliği yapmış oldu. Yenilikçi bir ozan olarak Fransız şiirini kaynağında soludu ve Verlaine’e yakınlık duydu. Süslü ve ağdalı bir üslupla, sone biçiminde yazdığı aşk ve tabiat şiirleriyle sembolizmin öncüsü sayıldı. Servet-i Fünun’un Tevfik Fikret’ten sonrasında en etkili şairiydi. 1908’den sonrasında düzyazıya ağırlık verdi. ‘Tanin’, ‘Özgürlük’, ‘Kalem’ ve ‘Hak’ gazetelerinde çıkan makalelerinde Genç Kalemler’in mütevazi dil anlayışına karşı Osmanlıcayı savundu. Karşıtlarını eleştirirken alaycı bir üslup kullandı. Ona nazaran, alay zekanın en doğal hakkıydı. Kurtuluş Savaşı yıllarında Anadolu hareketine karşı yazılar yazdı. Sadece hareketin hız kazanması ve Cumhuriyet’in ilanıyla beraber görüşlerini değiştirdi. Şiiri ‘düzyazı müziği’ diye nitelendiren Cenap Şahabettin, 13 şubat 1934’te beyin kanaması sebebiyle hayata veda etti. Şiirleri ölümünden sonrasında kitaplaştırılan Cenap Şahabettin’in seyahat, yazı, tiyatro, kitapları sağlığında basılmıştı. 14 şubatta meşhur şiiri ‘Elhan-ı Şita’yı anımsatan yoğun bir kar yağışı altında Bakırköy Mezarlığı’nda, kızı Destine Hanım’ın yanına gömüldü. Meslektaşı ve dostu Mazhar Osman, kara ve fırtınaya rağmen bir konuşma yaparak onu ‘dahi ozan’ olarak selamladı. Ertesi günkü Cumhuriyet’te de Abdülhak Hamit’in Yunus Nadi’ye yollamış olduğu başsağlığı mektubu yayımlandı: “Yazıklar olsun! Yalnız ona değil, onu bilenlere ve sevenlere yazık, en büyük üstatlarından bulunmuş olduğu edebiyatımıza yazık, hatta Cenab’ın öldüğünü duyduğum için bana da yazık!” EserleriŞiir: ‘Tamat’ (1887), ‘Seçme Şiirleri’ (1934), ‘Tüm Şiirleri’ (1984)Tiyatro: ‘Körebe’ (1917)Düzyazı: ‘Hac Yolunda’ (1909), ‘Evrak-ı Eyyam’ (1915), ‘Afak-ı Irak’ (1917), ‘Avrupa Mektupları’ (1919), ‘Nesr-i Harp, Nesr-i Barış ve Tiryaki Sözleri’ (1918), ‘Vilyam Şekispiyer’ (1932) Elhan-ı Şita Bir beyaz lerze, bir dumanlı uçuş,Eşini gaib eyleyen bir kuş şeklinde karGibi karGeçen eyyâm-ı nevbaharı arar…Ey kulûbün sürûd-i şeydâsu,Ey kebûterlerin neşideleri,O baharın bu işte ferdâsıKapladı bir derin sükûta yeriKarlarKi hamûşâne dem-be-dem ağlar.Ey uçarken düşüp ölen kelebekBir beyaz rîşe-i cenâh-ı melekGibi karSeni solgun hadîkalarda arar.Sen açarken çiçekler üstündeUfacık bir çiçekli yelpâze,Nâ’şun üstünde şimdi ey mürdeBaşladı parça parça pervâzeKarlarKi semâdan düşer düşer ağlar!Uçtunuz gittiniz siz ey kuşlar;Küçücük, ser-sefîd baykuşlarGibi karSizi dallarda, lânelerde arar.Gittiniz, gittiniz siz ey mürgân,Şimdi boş kaldı serteser yuvalar;Yuvalarda -yetîm-i bî-efgân!-Son kalan mâi tüyleri kovalarKarlarKi havada uçar uçar ağlar.Destinde ey semâ-yı şitâ tûde tûdedirBerk-i semen, cenâh-ı kebûter, sehâb-ı ter…Dök ey semâ -revân-ı doğa gunûdedir-Hâk-i siyâhın üzerine sâfî şükûfeler!Her şahsâr şimdi -ne yaprak, ne bir çiçek!-Bir tûde-i zılâl ü siyeh-reng ü nâ-ümid…Ey dest-i âsmân-ı şitâ, durma, durma, çek.Her şâhsârın üzerine bir sütre-i sefîd!Göklerden emeller şeklinde rizan oluyor karHer sûda hayâlim şeklinde pûyân oluyor karBir bâd-ı hamûşun Per-i sâfında uyuklarTarzında durur bir aralık sonrasında uçarlar, Soldan sağa, sağdan sola lerzân ü girîzân,Gâh uçmada tüyler şeklinde, gâh olmada rîzânKarlar, tüm elhânı mezâmîr-i sükûtun,Karlar, tüm ezhârı riyâz-ı melekûtun.Dök kâk-i siyâh üzerine, ey dest-i semâ dök.Ey dest-i semâ, dest-i kerem, dest-i şitâ dök:Ezhâr-ı bahârın yerine berf-i sefîdi;Elhân-ı tuyûrun yerine samt-ı ümîdi. Günün öteki mühim vakaları 1883: Alman besteci Richard Wagner, Venedik’te yaşamını yitirdi.1903: ‘Komiser Maigret’ tipini yaratan Belçikalı polisiye yazarı George Simenon dünyaya geldi.1920: Erzincan düşman işgalinden kurtuldu.1925: Şeyh Sait Ayaklanması başladı.1943: İlk hanım tiyatrocularımızdan Neyyire Neyir, İstanbul’da hayata veda etti.1960: Fransa, BM ile ABD’nin itirazlarına karşın, Büyük Sahra’da atom bombası patlattı.1966: Cemal Gürsel’in komaya girdiğinin altıncı günü, partiler Genelkurmay Başkanı Cevdet Sunay’ın Cumhurbaşkanı adaylığı üstünde anlaştı.1967: Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) kuruldu.1975: Kıbrıs Türk Federe Devleti deklare edildi.1995: İlk Türk Füzesi, Konya-Karapınar Roket Fırlatma Üssü’nden başarıyla fırlatıldı. Tarihte bugün arşivi Ekim ayı arşiviKasım ayı arşivi Aralık ayı arşiviOcak ayı arşivi1 şubat2 şubat3 şubat4 şubat5 şubat6 şubat7 şubat8 şubat9 şubat10 şubat11 şubat12 şubat

Son Dakika Haberler